Hoşgeldin Ziyaretçi  Giriş |  Kayıt Ol   1 tane yeni mesajın var

Antibiyotik kullanımına bağlı olarak gelişen ishalin özellikleri nedir?

Tanısı ve tedavisi nasıl yapılır?
9 yıl önce  soruldu. Durum: Açık
Konular: ishal, diyare, antibiyotik, komplikasyon, iç hastalıkları
Soruyu arkadaşına gönder

Not: BU SAYFADAKİ SORULAR VE CEVAPLAR TEDAVİX.COM ÜYELERİ TARAFINDAN OLUŞTURULMAKTADIR.
Hiçbir tedavix.com üyesi hastalıklara teşhis koymaya yetkili değildir. Üyeler, yaşadıkları tecrübeleri paylaşarak soruları cevaplandırmalıdır. Tedavix.com, cevaplanan soruları, teşhis ve tedavi karşılığı olarak görülmemesini tavsiye eder. Her rahatsızlığınızda mutlaka her zaman doktora danışınız.

  • Antibiyotik kullanımından sonra gelişen kolit ilk önce Klindamisin kullanımı sonrasında tanımlanmış, daha sonra başta Klindamisin olmak üzere; Sefalosporinler, Ampisilin, Amoksisilin gibi birçok antibiyotiğin bu tabloya neden olabileceği gösterilmiştir.

    Antibiyotik sonrası gelişen ishallerde kendini sınırlayan hafif bir ishalden, ağır seyirli psödomembranöz enterokolite kadar değişen bir klinik tablonun gelişmesi söz konusudur. 

    Antiyotik kullanımından ortalama 5-10 gün sonra ishal başlayabilir. Ancak bu süre daha kısa veya 10 hafta gibi uzun da olabilir. Tedavi süresinde veya tedavi kesildikten sonra da gelişebilir. Çok sulu veya mukoid olabilen dışkı, yeşil renkli ve kötü kokuludur. Kanlı da olabilir. İshale kramp tarzında karın ağrısı ve yüksek ateş eşlik eder. Bulantı, halsizlik gibi bulgular da olabilir.Bazı hastalarda nadiren, ishal olmadan toksik megakolon, kolon perforasyonu gibi ciddi tablolar gelişebilmektedir. Protein kaybına bağlı olarak hipoalbüminemi ve ödem gelişebilir. Ekstraintestinal komplikasyonların görülmesi son derece seyrektir. 

    Etiyoloji 

    Antibiyotik sonrası gelişen ishallerden sıklıkla Clostridium difficile sorumludur. Clostridium difficile gram pozitif, sporlu, zorunlu anaerop bir bakteridir. Toksin A (enterotoksin) ve toksin B (sitotoksin) olmak üzere 2 toksini vardır. Hastalık tablosu bu toksinlerin hücre membranındaki hemoraji, inflamasyon ve nekroz etkisi ile meydana gelir. İnsan kökenli Clostridium difficile suşlarının % 25’ i toksin üretmez. 

    Epidemiyoloji 

    Clostridium difficile sağlıklı erişkinlerin % 3-5 inin normal barsak florasında bulunabilir. Hastanede yatanlarda ise oran %20 civarındadır. İnfeksiyon oluşmasında hastanede yatma dışında, immün yetmezlik, antineoplastik ilaç kullanımı ve ileri yaş sayılabilir. Yenidoğanların % 60-70 inde normal barsak florasında saptanmasına rağmen muhtemelen barsak mukozasının toksin etkenine duyarlı olmaması nedeniyle hastalık yapmamaktadır. 

    Tanı 

    Antibiyotik kullanımı hastalığı düşündürür. Tam kan sayımında nötrofiller artmıştı. Dışkının mikroskopik incelemesinde de lökosit vardır. Antibiyotik kullanma öyküsü olan bir hastada dışkının gram boyası ile inclenmesinde çok sayıda klostridiuma uyan gram pozitif basilin görülmesi tanı için bir ipucu olabilir. Kesin tanı dışkıdan Clostridium difficile nin üretilmesi ve hücre kültüründe sitopatik etkiyi saptayarak toksin yapımının gösterilmesi ile konur. Ancak rutinde bu herzaman mümkün olmaz. 

    ELISA yöntemi ile toksinin gösterilmesi mümkündür. Lateks aglütinasyonu yöntemi de tanı da kullanılabilir.Antibiyotik kullanım öyküsü olan hastalar; yaşlı, hastane de yatan, beslenme bozukluğu ve altta yatan bir immün yetmezliği olan hastalar ise Candida nın da seyrek de olsa ishal nedeni olabileceği unutulmamalıdır. Bu durumda direkt dışkı incelemesinde tomurcuklanmış ve yalancı hif yapmış maya hücreleri görülebilir. 

    Tedavi 

    Kullanılan antibiyotiğn kesilmesi veya daha düşük riskli bir antbiyotiğe değiştirilmesi ilk yapılacak olandır. Bazı hastalarda sadece neden olan antibiyotiğin kesilmesi bile yeterli olup 1 hafta içinde düzelebilmektedir. 

    Daha ağır olan olgularda C.difficile’ ye yönelik antibiyotik kullanılır. On gün süreyle metronidazol 4X250 mg/gün dozunda oral veya alamayan hastada intravenöz olarak kullanılır. Diğer antibiyotik ise oral olarak kullanılan Vankomisindir. Ancak Vankomisine dirençli enterokok gelişmesi gibi riskler nedeniyle pek önerilmez.

    Kaynak : http://www.turkcebilgi.com/
    9 yıl önce cevaplandı.  |  Raporla
    Bu cevap işinize yaradı mı?       

Cevabımı ekle

                 
Diğer üyeler cevap yazdıklarında beni uyar...
Cevaplar yasal olmayan içerik veya kişilik hakkına saygısızlık içeremez.



İlgili üyeler

Web Sonuçları